Dikkat, içinde birçok farklı işlev barındıran karmaşık bir yapıdır. Ayrıca, farklı dikkat türleri, bireylerin günlük yaşamda etkin ve verimli olabilmesi için önemli roller üstlenir. Bu yazıda en çok bilinen dikkat türlerini ve işlevlerini inceleyeceğiz.
Pasif Dikkat
Pasif dikkat, kişi herhangi bir çaba harcamadan kendisine yönelen uyaranlara odaklandığında ortaya çıkar. Örneğin, ani bir gürültü veya çok parlak bir ışık, dikkati otomatik olarak çeker. Bu nedenle, pasif dikkat çevresel uyarıcıların farkına varmamızı sağlar.
Aktif Dikkat
Buna karşılık, aktif dikkat, kişinin bilinçli olarak bir uyaran üzerine odaklanmasıdır. Günlük yaşamda, ders çalışırken veya bir görevi tamamlarken aktif dikkat kullanılır. Bu tür dikkat, psikolojik ve fiziksel çaba gerektirir.
Seçici Dikkat
Seçici dikkat, bireyin dikkati sınırlı sayıda uyaran üzerinde yoğunlaştırabilmesi ve diğerlerini dışlayabilmesi anlamına gelir. Böylece, bilgi işleme süreci hedef uyaranlara öncelik verir ve gereksiz uyaranları engeller.
Değişen Dikkat
Öte yandan, değişen dikkat, bireyin dikkat odağını bir işten diğerine kaydırabilmesini ifade eder. Örneğin, yazı yazan bir çocuk kalemi bıraktıktan sonra öğretmenini dinlemeye başlar. Bu durum, değişen dikkatin günlük yaşamdaki önemini gösterir.
Bölünmüş Dikkat
Bölünmüş dikkat, aynı anda birden çok göreve odaklanabilme yeteneğidir. Örneğin, öğretmenin anlattıklarını dinlerken not almak, bu tür dikkatin örneğidir. Dolayısıyla, birey dikkatini iki veya daha fazla göreve bölerek verimli çalışabilir.
Sürdürülen (Sürekli) Dikkat
Sürdürülen dikkat, bireyin dikkatini etkinlik boyunca korumasını ve gerekli tepkileri sürdürebilmesini ifade eder. Bu tür dikkat motivasyonla yakından ilişkilidir. Örneğin, okul veya iş yaşamında birçok görev, sürekli dikkat gerektirir.
Odaklanmış Dikkat
Son olarak, odaklanmış dikkat, dikkati dağıtan uyaranlara rağmen bir hedefe yoğunlaşabilme yeteneğidir. Örneğin, sınav sırasında dışarıdaki gürültüye rağmen sorulara konsantre olmak buna örnektir.
Ayrıca, dikkat kısa süreli belleğe kaydedilen uyarıcıların uzun süreli belleğe aktarılmasını da etkiler. Uyarıcıların dikkatle algılanması, bireyin amaçları ve uyaranın anlamlılığıyla doğrudan ilişkilidir.
Araştırmalar, dikkatin süresinin yaşla birlikte arttığını göstermektedir. Örneğin:
1 yaşındaki çocuk: 1 dakika
6 yaşındaki çocuk: 10 dakika
5-7 yaş: 15 dakika
7-10 yaş: 20 dakika
10-14 yaş: 25-30 dakika
Buna ek olarak, ergenlik döneminde fiziksel ve psikolojik değişimler nedeniyle dikkat performansında kısa süreli düşüşler gözlemlenebilir.
Kaynaklar:
Öztürk, B. (1999). Öğrenme ve öğretmede dikkat. Milli Eğitim Dergisi, 144, 51-58.
Şahin, M. (2013). Teorik ve pratik açıdan dikkat ve konsantrasyon. Bursa: Aile Akademisi Derneği.

